GÜBRETAŞ ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ), atıkları yüksek katma değerli organik gübreye dönüştürecek ileri biyoteknoloji projesinde ticarileşme aşamasına geçti. Yaklaşık 5 milyon dolarlık yatırımla kurulacak yeni tesis, tarımda dışa bağımlılığı azaltırken sürdürülebilir üretime yeni bir soluk getirecek.
GÜBRETAŞ ve IZU’nin TÜBİTAK 1505 programı kapsamında 2021 yılından bu yana titizlikle yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları meyvesini verdi. “Endüstriyel Yan Ürünlerden Amino Asit İçeren Organik Gübre Üretimi” projesinde, laboratuvar aşamasından sanayiye geçişi temsil eden “İleri Biyoteknoloji Tabanlı Yerli Ürün Geliştirme ve Ticarileştirme” sözleşmesi imzalandı. Proje ile bitkisel yağ ve un sektörünün atıklarını teknolojik işlemlerden geçirerek yüksek amino asit içerikli bitkisel protein hidrolizatlarına dönüştürülecek. Tamamen yerli imkânlarla geliştirilen bu biyoteknolojik formüllerle atık yönetimiyle çevre kirliliğinin önüne geçilmesi, ithal ürünler yerine yerli ve milli alternatiflerin sunulması ve tarımda verimliliği artıran sürdürülebilir çözümlerin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
5 MİLYON DOLARLIK YATIRIM
GÜBRETAŞ, proje kapsamında geliştirilen teknolojiyi hayata geçirmek için yaklaşık 5 milyon dolarlık bir yatırım planlıyor. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan ileri biyoteknolojik altyapıya sahip üretim tesisinin kurulmasıyla, şirketin yüksek katma değerli ürün portföyü genişleyecek ve yerli üretim kapasitesi önemli bir ivme kazanacak. Ticarileşme sürecini başlatan imza töreni; İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erhan İçener ve Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş ile GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yasin Ayaz, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Dursun ve GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun’un katılımıyla gerçekleştirildi. Törende, akademisyenler, Ar-Ge merkezi uzmanları ve her iki kurumun üst düzey yöneticileri de hazır bulundu.
BİLGİNİN LABORATUVARDAN SAHAYA, ARAŞTIRMADAN TİCARİLEŞMEYE UZANAN YOLCULUĞUNUN GÜÇLÜ BİR ÖRNEĞİ
GÜBRETAŞ ve IZU arasında imzalanan ticarileşme sözleşmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük şöyle dedi: “Üniversitemizde geliştirilen akademik bilginin, ülkemizin stratejik ihtiyaçlarına cevap veren yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesini son derece kıymetli buluyoruz. Tarım, gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim gibi geleceği doğrudan şekillendiren alanlarda yerli ve yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesi, Türkiye’nin üretim gücü ve rekabet kapasitesi açısından büyük önem taşımaktadır. GÜBRETAŞ ile yürüttüğümüz bu iş birliği; bilginin laboratuvardan sahaya, araştırmadan ticarileşmeye uzanan yolculuğunun güçlü bir örneğidir. Akademik yetkinlik ile sektör tecrübesinin aynı vizyonda buluşması, yalnızca ekonomik değil; çevresel ve stratejik açıdan da ülkemize uzun vadeli katkılar sağlayacaktır.” SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE YERLİ ÜRETİM VURGUSU Törende konuşan GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yasin Ayaz, küresel gıda güvenliğinin önemine dikkat çekerek, sürdürülebilir tarımın ancak güçlü Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarıyla mümkün olabileceğini belirtti. Yerli ve milli üretimin artırılmasının stratejik önemine değinen Ayaz, üniversite-sanayi iş birliklerinin yeni nesil bitki besleme ürünlerinin geliştirilmesinde kritik rol oynadığını ifade etti.
AR-GE’DEN TİCARİLEŞMEYE GÜÇLÜ GEÇİŞ
Genel Müdür Aytaç Onkun ise GÜBRETAŞ’ın bitki besleme alanındaki köklü deneyimini güçlü bir Ar-Ge vizyonuyla birleştirdiğini vurguladı. GÜBRETAŞ’ın bitki besleme alanındaki tecrübesini ArGe vizyonuna yansıtan bir kurum olduğunu ifade etti. Bitki besleme alanında yürütülen Ar-Ge çalışmaları tarımın sürdürülebilirliği ve gıda güvenliğinin sağlanması açısından büyük bir önem taşıdığına değinerek; “GÜBRETAŞ Ar-Ge Merkezi ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinin kıymetli akademisyenleri Ar-Ge faaliyetlerinde bu bilinçle çalışıyorlar. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesiyle imzaladığımız bu ticarileşme sözleşmesinin tarımsal üretimimize değer katacağına inanıyoruz. Sektör ve saha tecrübemizle birleşen akademik tecrübe tarımsal üretimimiz açısından önemli katkılar sağlayacaktır. Elde edilen çıktıların hem çevresel hem de ekonomik fayda





