Sanayileşme, kentleşme, erezyon gibi nedenlerle dünyadaki ekilebilir tarım alanları giderek azalmakta, buna karşın nüfus artışına paralel olarak gıda maddesi ihtiyacı sürekli artmaktadır. Bu soruna çare arayan gelişmiş ülkeler birim alandan en yüksek verimli ve kaliteli ürün elde edebilmek için yeni yöntem ve metotlar geliştirilmekte, toprak ve bitkinin sağlığını koruyabilmenin çeşitli yollarını aramaktadırlar. Bu nedenle bitkilerin toprağın yanında yapraktan da beslenmesi sağlanmaktadır.
Bitkilerin topraktan sömürdüğü besin elementlerinin geri iade edilmesi gerekir. Aksi halde toprak gittikçe verimsizleşecek ve elde edilen ürün gün geçtikçe azalacaktır. Birim alandan daha fazla ürün elde etmek ve topraktan bitkilerin kaldırdığı besin maddelerini iade etmek amacıyla toprağa organik ve inorganik maddelerin ilave edilmesine gübreleme denir. Organik ve mineral gübreler toprağa uygulanabildikleri gibi toprak üstü aksamlara, özellikle bitkilerin yapraklarına da uygulanabilmektedir.
Bitkilerin birincil besin alma organları kökleridir. Bitkiler ikincil olarak yapraklar, sınırlı olsa da diğer toprak üstü aksamla-rından besin maddesi alabilmektedir.
Besin maddelerinin bitkinin alabileceği formda toprak üstü aksamına sıvı biçimde püskürtülerek uygulanmasına yaprak gübrelemesi denir. Yaprak gübrelemesi 1950’li yıllardan beri uygulanmakta, kullanım yaygınlığı da her geçen gün artmaktadır. Buna paralel olarak elde edilen ürün miktarı ve kalitesi de artmaktadır.
Bitkinin yapraklarına püskürtülerek verilen ve içinde bir veya birden fazla bitki besin elementi bulunan çözeltilere ise yaprak gübresi denir.
Bitki gelişimi için büyük önem taşıyan makro besinler eğer yalnız başına toprağa uygulanırsa ilerleyen dönemlerde mikro besin elementi eksikliği görülür. Bitki gelişmesinde NPK’lar kadar mikro elementlere de ihtiyaç vardır. Ancak mikro elementlere NPK’ya oranla daha az ihtiyaç vardır.
Mikro element eksikliği birçok durumda tahmin edildiğinden daha fazladır ve büyük sorunlara neden olurlar. Bu eksikliğin görüldükten sonra giderilmesi çok zor olabilir. Bunun sonucunda ürün verim ve kalitesi düşer.
Bitki bünyesinde mobil (hareketli) olan bitki besin maddeleri azot, potasyum, fosfor, magnezyum ve molibdendir. Bu besin elementlerinin eksikliği ilk olarak yaşlı yapraklarda ya da alt yapraklarda görülür ve noksanlık lokal ya da genel bir görünüm alabilir. ‹nmobil (hareketsiz) olanlar ise bakır, demir, kükürt, mangan, çinko, bor ve kalsiyumdur. Bunlar bitkinin bir bölümünden diğer bölümüne taşınmazlar, noksanlık belirtisi ise ilk olarak yeni çıkan genç yapraklarda görülür.

Yaprak gübrelemesi toprak gübrelemesine takviye oluşturur.

Yaprak gübrelemenin en büyük faydalarında biri toprağa uygulanan gübrelerin alımını artırmasıdır.

Yaprak gübreleri daha fazla şeker üretilmesine neden olur ve bunların kökten rizosfere yayılır. Bu

yayılma ile topraktan kök çevresindeki yararlı mikroorganizma popülâsyonu teşvik etmiş olur.

Şelatli formdaki mikro element gübreler inorganik yapılı olanlardan en az 10 kat daha etkilidir.

Yapraklar negatif yüklüdür ve normalde pozitif yüklü elementler buralardan geçerken problem

yaşarlar. Ancak şelatlı elementler için böyle problemler oluşmamaktadır.

Bazı bitkilerin yaprakları su kaybını engellemek için mumsu bir yapıya sahiptir. Bu yapı su ve

inorganik maddelerin yaprağa girişini engeller. Ancak şelatlar bu yapıdan giriş yapabilir.

Eğer toprak pH’sı yüksek ise (7,5’un üzerinde ) demir, mangan, çinko, bakır, bor elementleri yaprakta

alınması kolaylık sağlar.

Toprakta bazı elementler diğer elementler tarafından bloke edilir. Örneğin yüksek fosfat düzeyi demir

ve çinkonun fiksasyonuna neden olurlar.
Yapraktan gübre alımını etkileyen faktörler:1- Bitkinin türü ve yaprak organın morfolojik özellikleri: Geniş yapraklı bitkilerde yaprak gübreleri daha

etkili olmaktadır. Ayrıca bitkilerin yaşlanmasıyla kutikula tabakasının büyümesi ve mumsu tabakanın

kalınlaşması da besin elementlerinin genç yapraklarda yaşlılardan daha hızlı alınmasına neden

olmaktadır.
2- Yaprak gübrelerinin pH’sı ve taşıyıcı iyonun etkisi: şelat formundaki mikro element gübreleri

inorganik yapılı olanlardan en az 10 kat daha etkilidir.
3- Yaprak gübresinin uygulama konsantrasyonları ve damla büyüklüğünün etkisi: Püskürtülerek

uygulanan gübrelerin belli konsantrasyonları geçmemesi gerekir, ayrıca düşük kon-santrasyonlarda

be-sin elementlerinin absorbsiyon hızı ar-tar. Yaprak yüze-yinde su tabakası ne kadar uzun kalırsa

iyonların yaprağa girişide o kadar kolay olur. Bu da Starwet ile sağlanır.
4- Işık, sıcaklık, rüzgar ve nisbi nemin etkisi: Güneş ışınları dik geldiğinde göze-nekler fazla su kaybını

önlemek için kapalı olduğundan, yapraktan gübreleme serin ve bulutlu günlerde ya da sabah erken

ve akşam geç saatlerde, mümkünse rüzgârsız havalarda yapılmalıdır.
Şelat: şelat (chelate) ismi Yunanca ‘’yengeç kıskacı’’ anlamına gelen ‘’chele ‘’den türetilmiştir. Şelat maddeleri, anlamına yakışır bir biçimde besinleri sıkıca tutmaktadır. Şelat kelimesi özellikle mikro besin içeren gübrelerde sıkça duyduğumuz bir kelimedir. Bitki besin maddelerinin daha kolay alınmasını sağlar. Şelat; çinko, mangan, demir, bakır, magnezyum ve kalsiyum gibi pozitif yüklü katyonların; negatif yüklü olan en az iki elektrodönor atom içeren ligantla yapacakları (en az iki halkadan oluşan) organik komplekslere denir.
Piyasada farklı isimlerde birçok şelat maddesi vardır. Her şelat maddesinin toprak koşullarında stabil olduğu bir pH aralığı vardır. EDTA: Etilendiamintetraasetik asit, EDDHA: Etilendiamin di (ohidroksifonil asetik) asit, DTPA: Dietilentriaminpenta asetik asit vb.
Yapraktan gübrelemede nelere dikkat edilmelidir:1- Tam çiçeklenme döneminde ve meyve oluşumunun başlangıcında yapraktan gübreleme

yapılmamalıdır.
2- Birçok bitkide gözeneklerin yaprak altı aktivitesi daha fazladır. Yaprağın hem alt hem üst kısımları

gübreli su ile iyice ıslatılmalıdır.
3- Güneş ışınları dik geldiğinde zaman gözenekler (stomalar) fazla su kaybını önlemek için kapalı

olacağından yapraktan gübreleme sabah erken, akşam geç saatlerde ya da bulutlu zamanlarda

rüzgârsız havalarda yapılmalıdır. Güneş ışınları dik geldiğinde mercek oluşumu ve tuz birikimi ile

yakıcı etki yapabilir. (Stomaların açık olduğunda uygulama başarısı artar)
4- Gübre çözelti konsantrasyonu iyi ayarlanmalıdır. Fazla olması durumunda yaprakta yanmalara

neden olur. Düşük konsantrasyonlarda besin elementlerinin absorbsiyon hızı artar.
5- Su damlacıkları ne kadar küçük olursa absorbsiyonu o kadar artar.
6- Yaprak gübrelemesi yapıldığında bitkinin su stresi olmamalı, çok ıslak ya da kuru olmamalıdır.
7- Eğer bir ilaç veya gübre ile karıştırılacak ise ön karışım (kavanoz testi) yapılmalıdır.
8- Yaprak gübrelerinde besin maddelerinin alınma kolaylığını sağlamak için yayıcı yapıştırıcı ve yüzey

gerilimini azaltıcı maddeler kullanmak suretiyle gübrenin etkinliği artırılmalıdır.
9- Kalsiyumlu yaprak gübreleri sülfatlı ve fosforlu gübrelerle birlikte uygulanmamalıdır.
10- Tek uygulamadan ziyade iki veya üç uygulamayla daha iyi sonuç alınır.